Rate this book

A Mind At Peace (1949)

by Ahmet Hamdi Tanpınar(Favorite Author)
4.24 of 5 Votes: 4
ISBN
0982624638 (ISBN13: 9780982624630)
languge
English
genre
publisher
Archipelago
review 1: Bu kitapla ilgili bir yerde ''huzursuzluğun kitabı'' diye yorum yapmışlardı. sanırım bu sitede gördüm böyle bir yorumu. Benimde fikrim o yönde bu kitabın ismi huzursuzluğun kitabı olmalı! Tanpınar bir aşk hikayesi üzerinden zamanın hem türkiyesine hem avrupasına bence çok iyi tahlillerde bulunuyor. Aynı zamanda karakterler üzerinden hala günümüzün sorunlarından olan İnsan ve Yaşam üzerine de çok iyi betimlemeler yapmış. Geçen sene okumaya niyetlenip başlamıştım. Kitabın yarısına hemen hemen gelmiştim. bir kitabı yarıda bırakma huyum yoktur lakin kafamın dolu olmasından bir de kitabın akışını kaçırdığımdan daha bunun zamanı var deyip bırakmıştım. Velhasıl bu kitap başta ağır gelebilir. o yüzden kafamız bo... moreş iken idrak ede ede okumak daha faydalı olur.
review 2: #25Huzur, Türkçede okuduğum en güzel aşk romanı... içiçe iki aşkın romanı, birbirini besleyen, geliştiren iki aşkın: Mümtaz Nuran'a olduğu kadar, İstanbul'a da aşıktır... Tanpınar'a rağmen, ağır basan Mümtaz-Nuran ikilisinin aşkı oluyor; yalnız ağır basan da değil, Huzur'u bir roman olarak yaşatacak, sürdürecek olan da...Tanpınar'ın kendine özgü bir anlatımı, bir üslubu var... Tanpınar'daki üslup kaygısının sahnede 'rol çalan' bir oyuncunun bir anlık beğenilme uğruna oyunun bütününe zarar vermesi gibi bir etkisi oluyor. Üslup kaygısı, kişileri, olayları izlemeyi güçleştiriyor. 'Şairane' söz etmek merakı roman üslubuyla bağdaşmıyor... kimi söz 'buluşları'na pek hayran, onları tekrarlamaktan alamıyor kendini... Şairane ve süslü söz etmek merakı roman kişilerinin konuşmalarına da zarar veriyor... Bir de 'felsefe yapmak' ya da 'büyük laf etmek' merakı var Tanpınar'ın, felaket!Ayrıntıları seviyor Tanpınar ve alabildiğine ustaca kullanıyor. Müthiş bir 'göz'ü var Tanpınar'ın... Huzur'u okurken, Tanpınar'ı yazı yazarken değil de hep elinde kamera çalışırken düşündüm, dikkati özellikle 'ayrıntı çekimi'ne yönelik bir sinemacı...Tanpınar kadınları da büyük bir ustalıkla anlatıyor; hem ruhsal çözümlemelerde o ustalığını sürdürüyor, hem kadınların dış görünüşünü anlatmakta. Tanpınar'ın kadın giyimi konusundaki dikkatini hiçbir 'erkek romancı'mızda görmedim.Tanpınar'ın Doğu-Batı adı altında yapmaya çalıştığı şey, geçmişimizi toptan yadsıyan küçük burjuva bürokrat görüşü ile geçmişin kültürünü tanımış ve sevmiş, 'kökü mazide olan ati' (Yahya Kemal) olmak isteyen aydının görüşünü uzlaştırmak gibi görünüyor ilk bakışta. Ama 'uzlaştırmak' bile denemez buna; küçük burjuva bürokrat görüşün özüne hiç dokunmadan, bu görüşü halkı yönetimi dışında bir 'nesne' gibi gören anlayışını olduğu gibi alarak, sosyal sınıfların varlığını yadsıyan görüşünü olduğu gibi alarak, 'devlet'i küçük burjuva bürokratıyla özdeşleştiren görüşü olduğu gibi alarak, 'mazi'yi bu görüşe bir pudra gibi, bir allık gibi sürmek, böylece bu görüşü daha sevimli hale getirme çabasına girişmek... Bir romanda, bir mesele konmak isteniyorsa, bu meselenin doğru konması bile başlı başına önemli bir şeydir; çözüm yanlış olabilir, o başka mesele. Ama Tanpınar meseleleri, çözmek bir yana, doğru da koyamıyor. Bunun için o sayfalar dolusu tartışmalardan bizde kalan tek şey şu oluyor: Cumhuriyet aydınlarının Cumhuriyet döneminin başarısızlıkları karşısından soyut düşünce düzeyinde kalan tedirginlikleri, arayışları, 'huzur'suzlukları... Ama bu tedirginliklerin, bu arayışların bir 'kaçış'la içiçe olduğu da pek açık: Tarihe kaçış, musikiye kaçış, İstanbul'un güzelliklerine kaçış... less
Reviews (see all)
awesometim
Ve herkes kendinin mezarıdır.
Deni
Las noticias para todos
clara2107
Aşırı bunaltıcı.
Generalofnod1313
beyenmedim .
Write review
Review will shown on site after approval.
(Review will shown on site after approval)